voleybol nasil oynanir Temel Açıklaması

Hayrettin Ozkan, bu guzelliklerdeki payindan ovunglu; raki bardagini Tezel’in bardagina vuruyor -Tezel bardagini milim kipirdatmasa da yerinden-, arkasina yaslaniyor:

Tezel’e dogru kagiyorum. Ona dogru kayiyorum. Kesintisiz. Kamer§en’in bana baki§ini orada birakarak. O baki§i oldurerek. Oldurecek bir numara §ey o baki§i bularak. Bu, vulgum pecus’un, o buyuk surunun, o a§agilik surunun bir uyesi olmadigini gostermek, o a§agilik suruden ocalmak igin cinayet i§leyen Raskolnikov anar§izminden daha buyuk bir anar§i degilse ne?

Sokakta be§ta§ oynayan dü meslek kagkini sandim ikimizi. Bu ekol kagkmligini sevdim. Daha dogrusu, gimenlere oturuvermek istercesine soy kirmizisi halilara serilivermek gegti igimden.

O eli tuttum. Caddeler, sokaklar süresince yuruduk. rikkatli bir kar altinda saatlerce yuruduk. Mektuptan hig soz etmedim. O da soz etmedi. Hig istek sozu etmedik. Bir yasagi ustumden kaldirip atmam kolaylık bir §ey degildi ki. Eli elimde, lakin ben hepsi “Bak kizim”la ba§layan sozler soyluyorum ona. Babasinin adini hig anmiyorum, fakat babasi gibilere kar§i du§uncelerimi her zamankinden de buyuk bir ofkeyle siraliyorum.

O Yüksekokul’yi a§agida ve onun kapisinda gunlerce nobet tuta tuta beni kendine gekebilmi§ kadire baki§li ilk kocami, o hinzir oyunbazi da gabucak gerilerde birakip Oktay’a dogru yolaliyoruz. O gunler ya§anirken bile boyle, iki dakikacik suruverseydi evet.

Dortyol’da dü yanma gamurlar sigratarak gegen arabalarin, i§ikli manavlarin, kasaplarin aydinliginda, her §eyin birbirine dugumlendigi bir noktada durdum:

Bundan tam dü ay. evvelsiydi. Butun gece sefer almi§tik. Sabahin ikisine derece du§man lif engellerine sessizcesine yana§abilmi§tik. Oncu istihkamlar mayin arayarak ilerlemekte, bunlari evvela tesirsiz hale canlı bahis getirmekte ve tesirsiz hale getirdikleri bölgelere parafin §eritler gekmekteydiler. Benim kulagim devamli surette telsizdeydi. Boluk komutaninin sesini bir kere henüz duymu§tum!

Ona son yol fakulte kapisinda rastlami§tim. Bana münezzeh bakmi§ti. Belki kaim gergeveli gozluklerinden oturu bana oyle gelmi§tir.

Annemin onunde sesim hig titremiyor. Babamin onunde sesim hig titremiyor. Amma arkada§larim beni kendilerinden ayri tuttuklari her an, her yanim titriyor.

Ne oluyorum? Kanyak §i§esine sarilmak da dayanıklı elleme bir sonug saglamadi. Bir yolculukta, elan ta ba§inda o yolculugun, henüz yuzlerce sefer gordugum, yuzlerce misil igine dalip giktigim Akademi’nin yakinindan geger gegmez, elan Oktay’in Kuzguncuk’taki i§igini gorur gormez ba§ladim; nanay oglumdan §unu isterim, bunu istemem... Geldi ardindan onu nasil ve niye dogurdugum.

O cumburt sesini duyar duymaz bahis siteleri durdum. Yildiz’i nereye goturuyordum? Eve goturmeyi tasarlamami§tim. Aklimin ko§esinden gegmemi§ti. Ayrica, gegseydi bile goturemezdim. Onu bir kahveye, fakat bazi arkada§larimin yaninda girip gikabildigim pastanelere, birahanelere de goturemezdim. Arkada§larla aramizda soze dokulmemi§ guzel bir anla§ma vardi. Ben ogrenci birliginin en gali§soy uyesiydim. Arkada§larimin bir bolugu ise benim ve benim gibilerin, bir yerde bir bardak arpa suyu igmek gibi, sinemaya yürümek kadar, u§uyunce biz, sirtimiza kendi ceketini koyvermek gibi gereksinimlerini kar§ilamakta gali§kandilar.

Boyle bir §eyler diyebilir bana; orkestraya ilk olarak, şu demek oluyor ki dugun mar§indan once, Harp Okulu Mar§i’ni evet da Kore Gazileri’ni galmalarini soylememi isteyebilir mütekait albay Erturk, damadin dayisi. O isterse imkânsız. Ben istersem, kimesne emekli albayimizin kendisi igin bir §ey istedigini anlamaz.

“Bu sana olan duygumun yanina saygiyi katar ve bu duyguyu pekâlâ§tirir,” dedi o da. O temiz§am aramizda gegen yegâne aşk sozu bu oldu.

de beni kurtarmaya sivanan zabıta Ahmet’in -onun belki de onurunu animsamasi-, koluma giren imparator’in, mar§ dolayısıyla gevrilmesini bitiremedigim filmin ve Tezel’in geçmiş kalmi§ nihilizminin ki§kirttigi Tumgeneralin acisi bir yerden gikarilmaliydi.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *